Karanlık zemin üzerinde altın rengi ışıkla aydınlanan su bardağı ve merkezinde 3x33 Su Ritüeli Para Bereket için yazısı.
|

3×33 Su Ritüeli: Beklenmedik Mucizeleri ve Bereketi Hayatına Çekme Yöntemi

Paranın peşinden koşmak, birçoğumuzun içine doğduğu ilk büyük yanılgıdır. Sabah uyanıp güne bir şeyleri yakalamaya çalışarak, sürekli bir mücadele halinde başladığımızda, aslında arka planda hayata şu mesajı veriyoruz: “Bende yok ve onun için çabalamalıyım.” Bu satırları okurken, omuzlarındaki o görünmez ağırlığın usulca yere süzülmesine izin ver. Derin ve yavaş bir nefes al. Dış dünyanın o bitmek bilmeyen aciliyet hissini kapının dışında bırakıyoruz.

Kendi pratiklerimde ve insanlarla çalışmalarımda yıllardır gördüğüm net bir kalıp var. Ne zaman bir şeyi aşırı bir eforla, kaybetme korkusuyla istesek, o şey bizden bir o kadar uzaklaşıyor. Çünkü bolluk, peşinden koşulacak bir nesne değil, uyumlanılacak bir içsel haldir. Zihniyet mimarimizi değiştirdiğimizde, dışarıdaki gerçekliğin de bizimle birlikte hareket etmeye başladığını görürüz.

Bugün, 21 günlük bolluk ve bereket çalışmamızın yedinci günündeyiz. Eğer bu yazı tam da şu an karşına çıktıysa, bil ki bu sadece rastgele bir an değil. Evren sana unuttuğun, aslında hep içinde olan o sade sırrı hatırlatmak için burada. Bugün, o yorucu kovalamacayı bırakıp bereketi hayatına nazikçe, adeta su gibi akıtacak çok eski ve doğal bir kapıyı aralıyoruz.



Suyun Canlı Hafızası ve Titreşimsel Uyum

Suyu sadece bedenimizi besleyen, susuzluğumuzu gideren basit bir sıvı olarak görmek, onun taşıdığı potansiyeli çok hafife almaktır. Su, evrenin en güçlü, en saf kayıt cihazıdır. Japon araştırmacı Masaru Emoto’nun da yıllar süren gözlemleriyle ortaya koyduğu gibi; su söylediğin her sözü kopyalar, içine çeker ve yapısını ona göre anında değiştirir. Kelimelerimiz birer frekanstır ve su, bu frekansları tutan kusursuz bir aynadır.

Bizler bu çalışmada, suyun bu güçlü hafızasını Nikola Tesla’nın o muazzam 369 matematiğindeki 33 frekansıyla birleştiriyoruz. Böylece sıradan bir içme suyunu, niyetini doğrudan bedenine taşıyacak bir araca dönüştüreceğiz. Bu adımları uygularken, aslında eski kalıpları bırakıp bolluk bilincine geçmenin doğal yolu üzerine harika, pratik ve son derece somut bir temel inşa etmiş oluyorsun.

Suyu Bolluk Frekansına Hazırlamak

Lütfen bu süreci yapılması gereken sıkıcı bir görev veya bir ödev gibi düşünme. Bu, kendi gerçekliğini kelime kelime yeniden yazma sanatıdır. Zihnine yeni bir komut verme, frekansını yükseltme halidir.

Öncelikle kendine tertemiz, bembeyaz bir sayfa ve mavi ya da siyah bir kalem al. Masana bir bardak temiz içme suyu koy. Bu çalışmayı tam üç gün boyunca aynı huzur, inanç ve dinginlikle yapacağız.

Şimdi sessizce masana otur. Odaklanırken ayak tabanlarının yeri sağlamca kavradığını, toprağa basan o güvenli hissi fark et. Önündeki suya bak. Onun canlı bir enerji, senin niyetini almaya hazır boş bir sayfa olduğunu hisset. Ardından kağıdına şu güçlü cümleyi tam 33 kez alt alta yazmaya başla:

Beklediğim ve beklemediğim her yerden hayatıma neşeyle para yağıyor. Parayı hayatıma sevgiyle çekiyorum.

Bu cümleyi yazarken dikkat etmen gereken çok önemli bir detay var. “İstiyorum” demiyoruz. Yalvarmıyoruz. Beklentide kalmıyoruz. “Çekiyorum” diyoruz. “Yağıyor” diyoruz ve en önemlisi bunu kabul ediyoruz. Kelimelerin sahip olduğu bu ufak gibi görünen fark, aslında tüm zihniyet yapını değiştirir.

11, 22 ve 33 Mühürleri

Her bir satırı yazarken o paranın, o ferahlığın hayatına çoktan girdiğini hisset. Nefesinin karnında usulca alçalıp yükselişini fark et. Acele etme. Ve asıl sırrımız şu: Bu cümleyi yazarken hiç durmadan sonuna kadar gitmiyoruz.

Tam on birinci satırı bitirdiğinde dur. Yazdığın bu cümleyi bardağındaki suya doğru yavaşça fısılda ve hafifçe suya üfle.

Sonra sakinliğinle yazmaya devam et. Tam yirmi ikinci satıra geldiğinde tekrar dur. Aynı cümleyi yeniden suya fısılda ve usulca üfle.

Ve nihayet otuz üçüncü satırı bitirdiğinde son kez dur. Cümleyi niyetinle fısılda ve o suya üfle. 11, 22 ve 33. Evrenin usta sayılarıyla niyetini suyun hafızasına üç güçlü aşamada mühürlüyorsun. Yazdın, tüm varlığınla hissettin ve kendi nefesinle o suya aktardın. Otuz üçüncü satırı bitirdiğinde, niyetini o suya tamamen kazımış oluyorsun.

Bu tarz uygulamalar, aynen tarçın kapı ritüeli gibi, etrafımızdaki doğal elementleri niyetimize ortak ederek odağımızı tek bir noktada toplamamızı sağlar. Zihni eğitmenin en güzel yolu, onu somut ve dokunulabilir araçlarla desteklemektir.

Şimdi kağıdı bırak ve iki elinle o bardağı tut. Gözlerini yavaşça kapat. Avuç içlerindeki o hafif sıcaklığı hisset. Suyun serinliğini parmak uçlarında fark et. Kalbinden gelen o altın rengi ışığın, avuçlarından süzülerek suya yansıdığını hayal et. Ve kalpten, sessizce ama tam bir kararlılıkla kendine şunu söyle:

“Kabul ediyorum. Bu bolluk benim hakkım ve öyle de oldu.”

Kendini bu sürece tamamen açtığında, göreceksin ki kendini sevmek içsel huzur halini de beraberinde getiriyor. Çünkü hak ettiğine inanmak, öz değerinin en saf yansımasıdır.

Şimdi o niyet suyunu al ve her bir yudumda bereketin, ferahlığın tüm varlığına usulca yayıldığını imgeleyerek yudum yudum iç. O cümleler tenine, ruhuna, bütün varlığına karışsın. O suyu tamamen bitir. Pratiği bitirdiğinde 10×10 şükür pratiği içindeki o sakin minnettarlık duygusunu kalbinde tutarak ayağa kalkabilirsin.

Yazdığın o beyaz kağıdı ise üç gün boyunca yastığının altında sakla. Uyurken, zihnin en açık olduğu saatlerde o frekansın seninle kalmasına izin ver. Üçüncü günün sonunda o kağıdı yırtıp toprağa karışmasına izin ver. Onu tutunmadan, özgürce doğaya bırak. Artık niyetin zihnine kazındı, toprağa köklendi.

Sisteme güven, elindeki suyun bilgeliğine güven ve en önemlisi kendi niyetinin gücüne güven.

Evrenin Akışına Kendini Açmak

Hayatımız, inandıklarımızın ve her gün kendimize söylediğimiz cümlelerin bir yansımasından ibarettir. Suyu, kalemi ve nefesini kullanarak başlattığın bu küçük değişim, zihniyet yapında büyük pencereler aralayacak kapasiteye sahip.

Bugün, kıtlık bilincinin getirdiği o daralan alanı geride bıraktın. Sınırlayıcı inançlarını bir bardak suyun duruluğunda yeniden şekillendirdin. Bu pratiğin ardından hayatına giren küçük fırsatları, tesadüf gibi görünen güzellikleri fark etmeye başla.

Niyetini hemen şimdi sabitlemek ve bu enerjiye tam anlamıyla dahil olmak için, aşağıya yorumlara şu mühür cümlesini bırak:

“Beklenmedik mucizeleri ve bereketi sevgiyle kabul ediyorum.”

Bereketle ve aşkla kal.

İlgini Çekebilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir